Dile pelesenk olan aşklara baktığınızda tek bir ortak yön görürsünüz.
Kavuşamıyorlardır.
Leyla ile Mecnun yüz yüze bile gelememişlerdir
keza bilirsiniz.
Bu kavuşamama hali bulaşıcıdır imkansız aşklarda ,
aşkı çifte kavrulmuş yapar, her nedense. Yeme de yanında yat misali.
Hikaye bitince tadı damağınızda, umutsuzluğu rüyalarınızda kalır.
Peki
madem; Leyla Mecnun’ a , Ferhat Şirin’ e, Kerem Aslı’ ya kavuşmuş
olsaydı. Bunlar bi sevişselerdi şöyle doyasıya mesela. Evlenselerdi;
hatta, daha ileri gidip bir sürü çocukları da olsaydı.
Acaba şimdi biz
bu aşkları biliyor olur muyduk? Tadı damağımızda kalır mıydı, bu kadar
yazılır çizilir miydi?
Ben vereyim cevabı. Tabii ki hayır.
Evet acı
gerçek işte bu. Bir aşk, eğer siz onu yaşarsanız biter; yaşamazsanız
devam eder gider sonsuza kadar, hikayeleşir anılarınızda. Tercih sizin.
Size tavsiyem yaşayın gitsin. Yoksa yaşamınız; her akşam televizyon
karşısında; konu olarak, yerli dizileri dolaşan, konsomatris bir aşkı
seyrederken geçer gider ve siz hiçbir hikayeye sap olamazsınız.Kendi
hikayenize bile.
Şu hayatta suyun üç hali var katı, sıvı, gaz ve
insanoğlu senin her halin AŞK olsun, benim bu dediğim bir düşevurum sense
ona hayat diyorsun...
sBrY
17.01.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder