18 Şubat 2014 Salı

aŞk

Dile pelesenk olan aşklara baktığınızda tek bir ortak yön görürsünüz.

Kavuşamıyorlardır.

Leyla ile Mecnun yüz yüze bile gelememişlerdir keza bilirsiniz.

Bu kavuşamama hali bulaşıcıdır imkansız aşklarda , aşkı çifte kavrulmuş yapar, her nedense. Yeme de yanında yat misali. Hikaye bitince tadı damağınızda, umutsuzluğu rüyalarınızda kalır.

Peki madem; Leyla Mecnun’ a , Ferhat Şirin’ e, Kerem Aslı’ ya kavuşmuş olsaydı. Bunlar bi sevişselerdi şöyle doyasıya mesela. Evlenselerdi; hatta, daha ileri gidip bir sürü çocukları da olsaydı.

Acaba şimdi biz bu aşkları biliyor olur muyduk? Tadı damağımızda kalır mıydı, bu kadar yazılır çizilir miydi?
Ben vereyim cevabı. Tabii ki hayır.
Evet acı gerçek işte bu. Bir aşk, eğer siz onu yaşarsanız biter; yaşamazsanız devam eder gider sonsuza kadar, hikayeleşir anılarınızda. Tercih sizin.

Size tavsiyem yaşayın gitsin. Yoksa yaşamınız; her akşam televizyon karşısında; konu olarak, yerli dizileri dolaşan, konsomatris bir aşkı seyrederken geçer gider ve siz hiçbir hikayeye sap olamazsınız.Kendi hikayenize bile.

Şu hayatta suyun üç hali var katı, sıvı, gaz ve insanoğlu senin her halin AŞK olsun, benim bu dediğim bir düşevurum sense ona hayat diyorsun...

sBrY

17.01.2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder