Günizi derin dondurucudan ağrıyan bileğine buz almak için açtı dolabın
kapağını, buza uzandı, kabın yanındaki poşete takıldı gözü. buz kabı
ayağına düşünce kalbine bastı iki elini birden.ıspanaktı alt tarafı
buzdolabındaki, Emir’ in evi terk etmeden evvel yaptığı son yemekten
kalan bir gıdım ıspanak.
eli telefona gitti whatsapp’ı açtı
iletisine “alt tarafı ıspanak ulan” diye yazarak onu değiştirdi. ne
ağrıyan bileği umurundaydı şimdi ne de buzun düşüp kanattığı ayağı. odasına gitti ve bilgisayarını açıp
Emir’in ona yazdıklarına ulaştı klasörler arasında. bir esrarkeş gibi,
ekrana bakarak kendisine yazılanları içine çekti okuyup okuyup; rahatladı
sonra, inandı yeniden, o yaşananların gerçekten yaşandığına. halbuki
terapisti ona "sana Emir’i hatırlatan her şeyden uzaklaş; gerekirse sana
yazdıklarını sil, hediyelerini de bir daha görmeyeceğin şekilde yok et..."
demişti. ama buzdolabındaki o bir gıdım ıspanak gözden kaçmıştı işte... alt tarafı ıspanak ulan...
sBrY
19.09.2018
( ben ve birkaç kişi daha isimli kitaptan )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder